29 Ekim 2026 Perşembe 04:22:01


El Birliğiyle Ayakta Kalmak: İmece ve Vakıf Geleneği

El Birliğiyle Ayakta Kalmak: İmece ve Vakıf Geleneği

İmece, bir kişinin veya topluluğun tek başına yapmakta zorlanacağı bir işin, insanların gönüllü biçimde el birliğiyle üstlenilmesidir. Anadolu’da tarla ve hasat işleri, ev yapımı, düğün hazırlıkları ve toplu yemekler gibi emek isteyen işler imeceyle kolaylaştırılmıştır. Bu gelenekte yardım yalnız para vermek değildir; insanlar zamanlarını, emeklerini, araçlarını ve bilgilerini de paylaşır. Tören keşkeği geleneğinde malzeme ile iş gücünün köylüler tarafından güçleri oranında sağlanması, imecenin günümüzde yaşayan örneklerinden biridir. [1][2]

Vakıf geleneği ise geçici bir yardımı kalıcı ve düzenli bir toplumsal hizmete dönüştürmüştür. Vakıf, bir malın veya o maldan elde edilen gelirin dinî, sosyal ya da hayır amacıyla sürekli olarak ayrılmasıdır. Türk-İslâm şehirlerinde vakıflar; mektep, medrese, kütüphane, aşevi, hastane, misafirhane, çeşme, köprü ve yol gibi hizmetlerin kurulmasına ve sürdürülmesine katkı sağlamıştır. Osmanlı mahallelerindeki avârız sandıkları ile esnaf yardımlaşma sandıkları da ortak kaynakları mahalle ihtiyaçları ve esnafın sosyal-ekonomik güçlükleri için kullanarak dayanışmayı kurallı bir yapıya bağlamıştır. [3][4]

İmece ile vakıf birbirini tamamlayan iki anlayıştır: İmece ihtiyaç ortaya çıktığında insanları harekete geçirir, vakıf ise yapılan iyiliğin nesiller boyunca devam etmesini sağlar. Diyanet kaynaklarında yardımlaşma, paylaşma ve fedakârlık huzurlu toplum hayatının temel değerleri arasında gösterilir; Atatürk de millî varlığın temelini millî bilinçte ve millî birlikte görmüştür. Ancak dayanışmanın gerçek gücü yalnızca kalabalık olmakta değil; güven, adalet, gönüllülük, sorumluluk ve ortak emeğe saygı göstermektedir. Bu değerler aileden mahalleye, okuldan iş hayatına kadar yaşatıldığında toplum, yalnız zor günlerde birleşen değil, geleceğini de birlikte kurabilen sağlam bir millet hâline gelir. [5][6]

Kaynaklar
[1] Şennan Yücel ve Birol Baki, “Türklerde ‘İmece’ ve ‘Kooperatifleşme’ Kültürüne Bir Bakış”, Türk Tarım-Gıda Bilim ve Teknoloji Dergisi, Cilt 8, Özel Sayı 1, 2020, s. 155-159. Çalışmada imece; kırsal hayatta gönüllülük, iş birliği ve karşılıklı yardımlaşma temeline dayanan bir dayanışma biçimi olarak incelenmektedir. Tarım Gıda Bilimleri
[2] T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü, “Tören Keşkeği Geleneği”. Kaynakta keşkeğin malzemelerinin ve hazırlanması için gereken iş gücünün köylülerce imece usulüyle karşılandığı belirtilmektedir. Tören Keşkeği Geleneği, 2011 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsilî Listesi’ne alınmıştır. Kültür Portalı
[3] Hacı Mehmet Günay ve Bahaeddin Yediyıldız, “Vakıf”, TDV İslâm Ansiklopedisi, Cilt 42, İstanbul, 2012. Maddenin hukuk ve tarih bölümlerinde vakfın tanımı, toplumsal temelleri ve eğitimden sağlığa, ulaşımdan yoksulların korunmasına kadar uzanan hizmet alanları açıklanmaktadır. TDV İslâm Ansiklopedisi
[4] Çiğdem Gürsoy, “Para Vakıfları Kapsamında Sosyo-Ekonomik Bir Analiz: Davudpaşa Mahkemesi Kayıtları (1634-1911)”, Belleten, Cilt 81, Sayı 290, 2017. Araştırma; mahalle avârız sandıkları, esnaf sandıkları ve farklı topluluklar arasında kurulan yardımlaşma düzenlerini arşiv kayıtları üzerinden incelemektedir. Belleten
[5] T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı, “Ramazan: İnfak, Yardımlaşma ve Dayanışma Ayı”. Metinde iyilik, fedakârlık, paylaşma ve yardımlaşmanın toplum hayatındaki huzur ve güven açısından taşıdığı önem anlatılmaktadır. İzmir Müftülüğü
[6] Atatürk Araştırma Merkezi, “Milliyetçilik, Millî Birlik ve Beraberlik”. Kaynakta Atatürk’ün millî varlığın temelini millî bilinç ve millî birlikte gören değerlendirmeleri ile birlik hâlinde çalışmanın güçlükleri aşmadaki önemi aktarılmaktadır.

img

Emre KARAKAYA