Yüne Dokunan Hafıza: Anadolu Kilimlerinin Motif Dili
Kilim; yörelere göre çözgü veya arış adı verilen dikey iplerle, atkı ya da argaç adı verilen yatay iplerin birbirinin arasından geçirilmesiyle dokunan, havsız ve iki yüzü benzer bir yaygıdır. Düğümlü halılarda görülen tüylü yüzey kilimde bulunmaz. Cicim, zili ve sumak gibi düz dokuma türleri de günlük dilde zaman zaman kilim adıyla anılır. Anadolu’da yatak örtüsü, seccade, çuval, heybe ve ev döşemesi olarak kullanılan bu dokumalar, yalnızca ihtiyaçları karşılayan eşyalar değil, dokundukları yörenin renklerini ve yaşayışını taşıyan kültür ürünleridir. [1]
Anadolu kilimlerinde hayat ağacı, kuş, koçboynuzu, eli belinde, göz, pıtrak, tarak, kandil, yıldız, muska, nazarlık, başak ve su yolu gibi çok sayıda motif bulunur. Koçboynuzu genellikle güç, kahramanlık ve bereketle ilişkilendirilirken hayat ağacı, kökleri ve dallarıyla yer altı, yeryüzü ve gökyüzü arasında kurulan bağı temsil eder. Göz, muska ve nazarlık biçimleri ise dokuyan kişiyi, ailesini veya evini kötülüklerden koruma isteğinin bir yansıması olarak kullanılmıştır. Motifler bazen tek başına, bazen de kuşaklar ve bordürler içinde birbirleriyle birleştirilerek daha geniş bir anlatım meydana getirir. [1][2]
Kilim sanatı yalnızca geometrik desenli köy dokumalarından ibaret değildir. Türk Tarih Kurumunun Belleten dergisinde incelenen XVI ve XVII. yüzyıl saray kilimlerinde lâle, karanfil, palmet, yaprak ve rozet gibi tabiata daha yakın bitkisel motiflerin kullanıldığı görülür. Bu eserler, halk dokumalarıyla saray sanatının farklı üslûplar geliştirdiğini gösterir. Kilimlerdeki şekiller aynı zamanda dokuyanın umutlarını, korkularını, inançlarını ve hayat tecrübelerini aktaran sözsüz bir iletişim biçimi olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle her motif, yalnız şekline bakılarak değil; dokunduğu yöre, dönem ve çevresindeki diğer motiflerle birlikte okunmalıdır. [3][4]


